
Bu şehrin yarım kalan hikayelerinin temeli, aslında 1977'de sigara fabrikası ile birlikte atıldı. Şaşalı bir temel atma töreninden sonra geçen yıllar adeta bu şehrin gelecek yarım asırdaki makus talihini de yazdı. Bir çok proje bunun gibi yarım, sonuçsuz kaldı bu şehirde .Bu yüzden yarım şehir diyorum ben Akhisar'a...
Nedenini açıklayayım da bir okuyun...
1977'de şaşalı bir şekilde temeli atılan 1200 dönüm üzerine kurulacak dönemin en modern sigara fabrikası yedi yıl ağır aksak süren inşaatın ardından durdu ve atıl kaldı. Ta ki 1993 yılında burada bizim bir sigara fabrikası inşaatımız vardı diye hatırlanıncaya dek. Sonra inşaat tamamlansa da fabrikanın hiçbir zaman açılışı olmadı. Yani amacına ulaşmadı, tek bir sigara dahi üretilmedi. Yıl 2019, aradan 42 yıl geçmiş halen bir muamma olarak devam ediyor... Yarım mı, evet yarım ve sonuçsuz...
Ve sonra 30 yıldan beri planlandığı halde yapılamayan bir başka proje var sırada. Ring yolu projesi... Geçmiş yerel yönetimler boyunca uykuda bekleyen ring yolu inşaatı on yıl önce can suyu verilerek hayata geçirilmeye çalışılsa da halen %75'ler seviyesinde...
Şehrin etrafını bir halka gibi dolaşarak şehir içi trafiğini rahatlatması düşünülen ring yolu çalışması halen devam ediyor. Devlet karayolu geçişleri ve şehrin önemli yerlerindeki kavşak çalışmaları henüz yapılmadı.Ring hala tamamlanmadı anlayacağınız...
Çevre yolu yılan hikayesine döndü lafı , son yıllarda en çok kullanılan Akhisar Atasözü oldu. Burası da yarım kalan ve Akhisar'a yarım adını veren projelerden. Tabi burada milletvekilinin inanılmaz gayretini (!) görmüyor değiliz... Defalarca açılışı için milletvekilince ay verilen çevre yoluna yıl verilmediği için henüz tamamlanıp açılamadı. Şu an görünen o ki, inşaat durmuş, uzunca bir süre daha bekleyeceğiz.
Şehri ikiye ayıran demir yolunun şehir dışına alınması işi tamamlanmış gibi görünse de o da yarım kalan bir proje. Nasıl mı? Tren yolu taşındı mı? Evet. Garınız tamam mı? Hayır. Yolu tamam mı? Hayır... Demir yolunun boşalttığı alan ne durumda. iki yıldan beri söküm işleri yapılıyor. Halen şehrin iki yakası bir türlü bir araya gelemiyor. Kavşak, geçiş, çıkış yok ve yapılamıyor... Alan teslim edilmiyor. Yerine bir proje yapılamıyor. Bu arada söküm işlemi başlamadan önce dikim ve döşeme işlemi vardı. O üzerine bir kez elektrik verilmeyen 8 km lik elektrik direklerinin alelacele dikilip tellerinin döşenmesini ve hemen arkasından sökülüp yeni hatta takılmasını da unutmuş değilim.
Yeni Gül ruh camii 1503 yılında ıı. Beyazıt'ın eşi Gülruh Sultan tarafından yaptırılmış. Külliye, cami, hamam, medrese imaret ve bedestenden oluşmaktaydı. Devrin imkanları kullanılarak üç beş yıl içinde inşa edilip camii de ibadete açılmış.
2017 de alınan kararla restorasyonuna, ocak 2018 de başlanmış, 19 kasım 2018 tarihinde tamamlanması planlanmıştı. Aradan geçen iki yılı aşkın süredir halen restorasyon çalışmaları devam ediyor. Bu işin de ne zaman tamamlanıp caminin ibadete açılacağı bilinmiyor.
Bir de eski belediye binası var yarım kalanlar listesinde... Geçtiğimiz yıl seçim öncesi aceleyle bir proje yarışması yapıldı. Proje eski belediye, park sineması, eski kız meslek lisesi, otopark alanı, yolları da içine alan bir düzenleme, peyzajı da içeriyordu. Yarışma yapıldı... Güzel olan, doğru olan, seçildi, plaketler verildi. Ancak seçime kadar beklendi, belediye yönetimi el değiştirdi ve yarım kaldı. Şimdi yeni belediye yönetimi projenin uygulanırlığı yok diyerek uygulamıyor.Projeler rafa kalktı ve eski belediye yerine aynısı yapılmak kaydı ile yıkılıyor. Tamamlanmasını bekliyoruz. 10 yıldan beri.
Yarım kalanlar serüveni devam ediyor...
Eski kız meslek lisesi binası... Şehrin merkezindeki harabe, inşaat, umut, restorasyon, veya ne derseniz... Hepsini gördü burası... Yıllarca boş durdu. Mezbelelik, uyuşturucu yatağı, hırsızların ganimet tarlası oldu. Sonrasında başlayan restorasyon devam ediyor. Halen devam ediyor. Bu yıl öğrenci kabul edecekti, halen restorasyonu devam ediyor. Yarım anlayacağınız...
Dombaycıoğlu Hanı diye bir han vardı eskiden. Han ve hancı ve de yolcusu da misafiri de vardı az da olsa. Eskiydi, yıkılıyordu ve görenler üzülüyordu. Birileri sahip çıksa da tarih, kültür kurtulsa diye iç geçiriyorduk... İşte tam bu sırada Akhisar Ticaret Borsası el attı olaya. sevinmiştik, umutlandık tarih korunacak, handa hayat devam edecek diye... Ama sevincimiz kursağımızda kaldı. Ruhsat problemi dendi, o şu bu dendi... Ne dendiyse de anlaşılır birşey olmadı... Siz ne derseniz deyin ama han ağlıyor. Handa in cin top atıyor, yaşam belirtisi yok... Kim ne yapacaksa bir an önce yapsın kalmasın o da yarım...
Üniversite Şehri hayali de yarım kaldı...
Yıllardır üniversite hayali olan şehirdir Akhisar... Bundan sekiz, on sene kadar önce yeni bir üniversite yapma fikriyle yola çıkıldı. Dernek kuruldu, kaymakamı, belediye başkanı, kurum amirleri, üniversitesi, iş adamları harara gürere derken çok toz kalktı. Şimdi tozlar çöktü. Üniversite mi? Ne üniversitesi... Ya hu seçim bitti, devir değişti, kaptan değişti. Üniversite işi de güme gitti... Hepsinin eline, emeğine sağlık herkes bir şeyler yapmaya çalıştı. Ama maalesef üniversite işi de yarım kaldı.
Bir de canlandır(ma) projesi vardı. Belki bir tek o amacına ulaştı, canlandırmadı merkez çarşıyı... Şaka şaka...O da aynısından yarım yani...
Merkez çarşıyı canlandırma projesi diye başlayan eski büyük sinemanın bulunduğu adadaki altında otopark, zeminde dükkanlar, üstünde otel olan proje daha yıkım aşamasında tarihe takıldı.
Oysa TOBB başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun açılışını yaptığı kazı çalışmaları, tarihin şehrimin insanına verdiği bir zarar olarak lanse edilerek durdu. Şimdiler de bir türlü aşılamayan prosedür devam etse de buraya ciddi bir el uzanmazsa daha çok inşaat çukuru manzarası seyrederiz. Şu haliyle canlandıralım denilen merkez çarşının üzerine ölü toprağı serpildi vesselam. Proje bekliyor, yarım...
O kadar yarım kalan iş var ki yazarken ben de umutsuzluğa kapılıp yazıyı yarım bırakmak geldi içimden. Belki şehrin havası, suyu, bunu yapıyor. Belki de şehrin insanı yarım kalmışlığa alışmış ondan. Bu şehir bunu mu hak ediyor. Seçtiğimiz tercih ettiğimiz, arzuladığımız, planladığımız belki de düşüncemiz yanlış.
Sevgili Akhisarlılar; hayale para ödenmiyor. Öyle bir şehir hayal ediyorum ki, siyaset üstü bir anlayışla, tüm birim, kurum ve insanlarıyla "Akhisar içinse sonuna kadar varım" diyecek bir anlayışa, sonuna kadar da devam ettirecek bir iradeye, sonunda bunu ben yaptım demeyecek kadar tevazuya sahip olsun...Ne dersiniz, hiçbir şeyin yarım kalmaması için el ele vermeye hazır mısınız?
YARIM değil, TAM BİR ŞEHİR; AKHİSAR için elinizi uzatın...
#Süleyman Kollu